BU YAZA DAİR

Nicedir ayağı zincirle kayalık bir dağa bağlı adamım ben. İçim kuşlarla birlikte yolculuklara çıkıyor, cismim bir kaç günlük…

Kitapları
Hulusi Üstün

1974 doğumlu…

Silivri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu.
Serbest avukatlık ve kamuda hukuk müşavirliği yaptı.

İşi okumak yazmak,
evli iki çocuk babası…
Silivri’de mukim.

. . .

Sahili yosun kokan kasabadan, eski bir İstanbul evinin taş döşeli avlusundan,
Kaf Dağından, Rumeli’nden, Adalardan,
Tarihin kuytusundan, coğrafyanın unutulmuş diyarlarından,
Türkçe’ye duyduğu sevda ile, Şen şakrak bir Rumca, vakur bir Çerkesçe ile…

Herkesin kalbine giden yol ona malum…

Yazıları

Çerkes Kültürüne Son Bir Yaşam Alanı

Kültür insanlığın ortak malıdır. Hangi toprakta neşvünema bulmuş olursa olsun, değil mi ki insanın ürünü, o halde insanlığa aittir. Dünyanın bir köşesinde solan bir kültürel renk, bütünün ahengini bozmaktadır. Unutulan her kültürel değer insanlığın hafızasını eksiltmekte, geçmişini unutturmakta, insanlığı kötürüm bir yaşlı durumuna düşürmektedir. Bu yüzden binlerce yıllık süreçte oluşan değerlerin yok oluşunu izlemek, bir…

Devamını okuyun

Bir Roman Pasajının Kutsal Metin Haline Gelişi

Edebiyat, sözü güzel söylemenin yanında bir yönüyle de toplumun akışını, gelişim ve değişimini belirleme sanatıdır aslında. Savaş kesmek, baş kestirmek, ağuyu aş, aşı yağ ü bal eylemek edebiyatın gücüdür. Bir yönüyle de insanlığın geçirdiği kültür evriminin dolayısıyla uygarlığın tarihidir edebiyat. Kimi zaman tarihin aydınlatamadığı çağlara bir yazarın hayal gücü ışık tutar.

Devamını okuyun
Mavi Kasaba Hulusi Üstün Kedili Nebile

Mavi kasabadan Tipler

1989’yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelip kasabaya yerleşen Çıkıkçı Vahit’in şimdilerde Manuel Tedavi Merkezi tabelası koyup hasta kabul ettiği evde, Mavi Kasaba’nın gelmiş geçmiş en renkli tiplerinden biri olan Nebile Ablamız yaşardı.

Devamını okuyun

21 Mayıs ve Sürgün

153 yıl önce bugün Kbaada üssü düştü. Kbaada bugün Adiğey’le Abhazya arasındaki hemen hemen insandan arındırılmış dağlık coğrafyada yüksek bir yayla. 153 yıl önce bugün Kuzey Batı Kafkasya’nın işgaline kollarındaki son güçle, avullarındaki son delikanlılarla, tüfeklerindeki son barutla karşı koyan Abdzakh, Şapsığ, Nathuac ve Ubıkh savaşçılarının son sığınağı olan bu bölge de Rusların eline geçti.…

Devamını okuyun
İkinci Dünya Savaşı

Bir Gemi Faciası

II. Dünya Savaşının dört kıtayı yakan acısından Silivri’nin payına düşen de bir batık gemi ve boğulan insanlar olmuş. Geçtiği her yeri yakıp yıkan Alman ordusunun ilerleyişi karşısında kendilerini güvende hissetmeyen bir çok Musevi canlarını kurtarmak üzere çok zor şartlar altında Filistin’e kaçmaya çalışırken…

Devamını okuyun

Erdem Beyazıt İçin Mersiye

Olup biten her şeyin şahidi benim. Gözümün önünde başlayıp bitti her şey. Yağmur yağmaz olup sular kirlendikten sonra, kıyı yosun, sokak çöple dolu iken, şehir hiç olmadığı kadar kalabalık ve hiç olamayacağı kadar ormana dönmüş iken erdem öldü önce.

Devamını okuyun

Ermenilerden Özür Dilemek

Tarih toplumların vicdanıdır biraz da. Doğru tesis edilmezse olur olmaz yerde azap veriyor. İşte Osmanlının en sorunlu, en karmaşık döneminde yaşanan tehcir ve bunun uzantısı olan trajedi yeniden gündemde. Doksan yıldır Türkiye’nin gündeminden inmeyen 1915 olayları dolayısıyla aydınların özrü gündemde.

Devamını okuyun

Başkurtlar

Asya ve Avrupa’nn doğu sınırını oluşturan Ural Dağlarına sırtını dayamış uçsuz bucaksız düzlüklerin iki bin yıllık sakini olan Başkurtlar, zengin sözlü gelenekleri, renkli folklorleri doğal yaşam tarzları ile bizim uzaktaki yakınlarımızdır.

Devamını okuyun

Evimizin Son Günleri

Evimizin bitişiğindeki cezaevinin yerine adliye, karşıdaki Osmanlı Mezarlığının yerine Belediye binası yapılınca çok fazla zamanımızın kalmadığını anlamıştık. Bir zamanlar önünde “ Silivrimize Hoş Geldiniz ” tabelası asılı olan, şehre yeni girenleri şirin çehresiyle selamlayan evimiz artık kocaman kamu binalarının arasında garip kalmış, müteahhitlerin iştahını kabartır olmuştu.

Devamını okuyun

Suriye’de Yaşananlar ve İslam Dünyası’nın Tanımlama Sorunu

Sosyal paylaşım sitesinde yayınladığım Suriye’de yaşanan kaosun bir özgürlük savaşı olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğuna dair kanaatlerime çok farklı çevrelerden gelen şaşırtıcı tepkiler üzerine kapsamlı bir yazı ile düşüncelerimi açıklayacağımı bildirmiştim. Evet Suriye’de yaşanan kaos bir Özgürlük Savaşı olarak vasıflandırılamaz. Bu savaşı özgürlük mücadelesi olarak değerlendiren, Bedir’le, Kerbela ile Çanakkale Savaşı ile mukayese eden Müslümanlar hata…

Devamını okuyun