BU YAZA DAİR

Nicedir ayağı zincirle kayalık bir dağa bağlı adamım ben. İçim kuşlarla birlikte yolculuklara çıkıyor, cismim bir kaç günlük…

Kitapları
Hulusi Üstün

1974 doğumlu…

Silivri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu.
Serbest avukatlık ve kamuda hukuk müşavirliği yaptı.

İşi okumak yazmak,
evli iki çocuk babası…
Silivri’de mukim.

. . .

Sahili yosun kokan kasabadan, eski bir İstanbul evinin taş döşeli avlusundan,
Kaf Dağından, Rumeli’nden, Adalardan,
Tarihin kuytusundan, coğrafyanın unutulmuş diyarlarından,
Türkçe’ye duyduğu sevda ile, Şen şakrak bir Rumca, vakur bir Çerkesçe ile…

Herkesin kalbine giden yol ona malum…

Yazıları

KASIMPAŞALI KEMAL AMCA

Dağın taşın dili olsa da bundan tam yüz yıl önce Van’da olup bitenleri anlatsa. Yahut iyi ki dağın taşın dili yok, bundan yüz yıl önce Van’da olup bitenleri anlatamıyor. O kahredici senenin şahitlerini görmedim ama o yıl orada olanlara şahitlik etmiş insanların çocuklarını tanıdım. Birine Haminne derdik, ismini bilmezdik. Yorum Ekleyin

Devamını okuyun

Rafet Nerede?

-Rafeet, Rafeet ! Yardım isteyen bir yaşlı mı, yoksa bir kadın sesi mi bu… ayazı kamçı gibi suratlara dolayan rüzgara karışıp denizin karanlığına, oradan berrak gökyüzüne, ışıltılı yıldızlara yükselen bir ses bu… -Rafeet, Rafeeet ! Ben birkaç aydır duyuyorum bu sesi. Kendimi dinlediğim her yerde, yüzümü denize çevirince, çayımı yudumlayınca, sigaramı tellendirince… Ara ara… kulaklarımın…

Devamını okuyun

Vakarsız Muhabbet Olmaz

1915’te Selanik’te Türklerin yaşadığı yukarı mahallede dünyaya geldi. Annesini hiç tanımadığını, babasının ise o henüz çok küçükken vefat ettiğini söylerdi. Hayatı ile ilgili sırları vardı onun. Annesi de ölmüş müydü? Yoksa eşini kaybettikten sonra evlenip gitmiş miydi bilmiyoruz. Ona anne yokluğunu hissettirmeyen sevgili teyzesiyle ilgili hatıraları vardı fakat anne ve babasından bahsetmezdi. O doğduğunda Selanik…

Devamını okuyun

İbrahimce Konuk Sevmek

Sana İbrahim’in saygın konuklarının haberi geldi mi? Hani yanına geldiklerinde ‘selam’ demişlerdi. O da selam vermişti. (Kur’an 51- 24)/ Doğunun öyküsü Kenanlı bir çobanın sofrasında başlar… Gelip geçen herkesi güler yüzle ağırlayan, geniş gönüllü, cömert bir bilgedir bu çoban. Hakk’ı bir bilen, Rabbinden başkasına eğilmeyen, salih bir çocuk dileyen, peygamberlik şeceresinin gövdesi kutlu bir adamdır…

Devamını okuyun

Demirlediğim Son Liman

Durup düşünüyorum bugünlerde, hayat düşündüğümden çok farklı bir adam eyledi beni. Burnumu çarptığım duvarlar durmam gereken yeri öylesine öğretti ki evcil, evcimen bir adam olup çıktım vesselam. Hayatın beni demirlemeye mecbur kıldığı limanda Tanrı’ya minnetlerimi, teşekkürlerimi bildirerek bekliyorum. Tatlı imbatlarla, serin akşam esintileriyle kımıldanıyor sular. Ben beşikte uyuklayan bir çocuk gibi telaşsız uyukluyorum. Vazgeçtim adımın…

Devamını okuyun

Silivri’yi Sel Aldı

Geçen hafta Silivri’yi sel aldı. Çok değil, üç saat içinde olup bitti her şey. Gök delinmiş gibi fasılasız bir yağmurdan sonra benim sevgili Mavi Kasabamın alçağını çamur sel, yükseğini fırtına yel alıp götürdü. Öyle ki hasbelkader bir yar sevmiş olsaydık onu da el almış olacaktı.

Devamını okuyun

Kafkasya’da Satranç – II

Kafkasya’daki halklar varlıklarını geleceğe taşımak, ulusal kimlik ve kültürleriyle var olmak istiyorlar, savaşmak için pençelerinin olmadığının farkındalar. Çok acı tecrübelerle öğrendiler bu gerçeği. Yaşamak en kutsal hak, var olmak en önemli öncelik…

Devamını okuyun

HALEPLİ ADİL

Adil geldiğinde İstanbul’a yağmur yağıyordu. Şehir içi trafiğinde saatler süren yolculuk boyunca aracın camından kalabalık, ıslak ve kasvetli şehri izleyip durdu. Yağmur ertesi gün de kısa aralıklarla sürdü, daha sonraki gün de… Adil ıslak bir sokak köpeği gibi üşüyordu. Daha önce televizyon dizilerinde görüp merak ettiği masal şehrinin adını bir türlü telaffuz edemediği uzak bir…

Devamını okuyun
Mavi Kasaba Hulusi Üstün Kedili Nebile

Mavi kasabadan Tipler

1989’yılında Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelip kasabaya yerleşen Çıkıkçı Vahit’in şimdilerde Manuel Tedavi Merkezi tabelası koyup hasta kabul ettiği evde, Mavi Kasaba’nın gelmiş geçmiş en renkli tiplerinden biri olan Nebile Ablamız yaşardı.

Devamını okuyun
kitap öykü bibliofil

Bir Bibliofilin Nedameti

Dünyaya dair ilk keşiflerimdendir kitap. Hatırı sayılır sayıda kitabın olduğu bir evde doğdum. Kendimi bildim bileli başımı çevirdiğim her yerde, elimin altında, masanın üstünde, yatağın başucunda, duvarda, sehpada kitap gördü gözlerim. Dokunmaya dair ilk hazzımı kitap ciltlerinden, kuşe kâğıtlardan, tezhipli sayfalardan aldım. Sevdiğim bir yemeğin kokusunu içime çeker gibi çektim eski kitapların kokusunu, yeni kitapların…

Devamını okuyun