DOLUNAY

DOLUNAY Onunla tanışalı çok olmadı. Tuhaf bir tesadüfle bulduk birbirimizi. Doğduğu küçük bozkır köyünü anlattı bana. Mimarlık diplomasını…

Kitapları
Hulusi Üstün

1974 doğumlu…

Silivri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu.
Serbest avukatlık ve kamuda hukuk müşavirliği yaptı.

İşi okumak yazmak,
evli iki çocuk babası…
Silivri’de mukim.

. . .

Sahili yosun kokan kasabadan, eski bir İstanbul evinin taş döşeli avlusundan,
Kaf Dağından, Rumeli’nden, Adalardan,
Tarihin kuytusundan, coğrafyanın unutulmuş diyarlarından,
Türkçe’ye duyduğu sevda ile, Şen şakrak bir Rumca, vakur bir Çerkesçe ile…

Herkesin kalbine giden yol ona malum…

Yazıları

Emirtolu Yaylası’ndan Anadolu

Bir kız tanımıştım üniversite yıllarında. ‘Küçükken balık sanırdık kurbağa larvalarını, zaman geçip kuyrukları yok olduğunda, kurbağaya dönüştüklerinde şaşırırdık. Zaman öyle bir şey… değiştirip kurbağaya dönüştürüyor insanları’ demişti. Değişip dönüştük yaşadığımız bulanık göl suyunun içinde. Öyleydik, böyle olduk… Kurbağa olup kalacağımızı bilsek üzülmeyeceğiz. Kurbağadan öte yol varmış o genç kızın bilmediği… şimdi yüreğimizi arındırma sürecindeyiz insani…

Devamını okuyun

Dua…

Gönül açan iğde kokusunu, her dem taze çam dalını, çocuk topuklarını yakan sıcak kumsalı, her biri diğerinden farklı kar tanesini, öğle güneşini, çınar gölgesini, çakıl taşını, balık pulunu, yağmur bulutunu ve mayıs ayını yaratan…

Devamını okuyun

Nartların Sesi

Her şeyin kötüye gittiği doğru değil aslında. Önüne engel koymadığınız vakit su akıp yatağını buluyor. Bundan yirmi yıl önce hayal edemeyeceğimiz gelişmeler yaşanıyor. Şarkılar daha özgürce, daha yüksek sesle söyleniyor. Daha az gergin bir ortamda karşıt fikirler birbirini dinliyor, daha fazla insan sorunların konuşarak ve birbirimizi dinleyerek çözüleceğine inanıyor. Bu aşamaya devrimsiz, yıkımsız bir şekilde ulaşmış olmak memnuniyet verici.

Devamını okuyun

Dost Portreler

Doksan sekiz kışında tanıştık onunla. Kitaplarımı okuduğunu, benimle tanışmak istediğini söylediler, kalktım gittim. Bir Holding’in halkla ilişkiler müdürüydü ve bu işi yapmak için yaratılmıştı sanki. Karşısındakine güven veren, her konuda söyleyecek sözü olan, hayat dolu bir adam… Bulunduğu odada ondan başka hiç kimse yokmuşçasına rahat konuşuyordu. Son derece zevkli giyiniyor, her hareketi ve sözüyle görmüş geçirmiş bir ailenin çocuğu olduğu hissini uyandırıyordu.

Devamını okuyun
kitap öykü bibliofil

Bir Bibliofilin Nedameti

Dünyaya dair ilk keşiflerimdendir kitap. Hatırı sayılır sayıda kitabın olduğu bir evde doğdum. Kendimi bildim bileli başımı çevirdiğim her yerde, elimin altında, masanın üstünde, yatağın başucunda, duvarda, sehpada kitap gördü gözlerim. Dokunmaya dair ilk hazzımı kitap ciltlerinden, kuşe kâğıtlardan, tezhipli sayfalardan aldım. Sevdiğim bir yemeğin kokusunu içime çeker gibi çektim eski kitapların kokusunu, yeni kitapların…

Devamını okuyun

Sıradışı Bir Dostluğun Fotoğrafı

Tanışalı sadece üç yıl oldu aslında. Sanki doğduğu ilk günde sarıp sarmalayıp elime verdiler, bir asra dayanmış ömrünün her gününde, her saatinde yanındaydım sanki. Onunla birlikte Reyhanlı’nın Çerkes mahallesinde doğup ana babasızlığı yaşadım, bahçelerden nar çaldım, sokak çocuklarıyla köşe kapmaca oynadım, Asi nehrinin kan gibi sıcak suyuna çivileme atladım, 1930’ların İstanbul’unda saraylı bir halanın yanına sığındım, sonra bir kayıp babanın peşine düşüp Şam’a, Beyrut’a, Hayfa’ya gittim. Üvey annenin ne demek olduğunu öğrendim.

Devamını okuyun

Tatilin Ardından

Sıcak bastırdıkça işten güçten kesildi elimiz. Hayatı ölmeyecekmiş gibi yaşadığımız bu şehrin gürültüsünden kaçıp nerelere gitmeli derken…

Devamını okuyun

Vira Demek Vakti

Horoz Hüseyin de, Kılçık da yılların balık lokantaları. Canavar Muharrem’in çocukları, Sırrı Reis, Balıkçı Ali Abi, çinakop, mevsim balıkçısı Adnan’ın oğulları Zafer ve Özer… hala denizin dilinden anlayan, balık çeşitlerini akrabalarının adını sayar gibi sayan, hepsinin mevsimini, özelliklerini bilen çocuklar bunlar. Babadan, dededen balıkçı hepsi… Yüzleri güneş yanığı, gözleri ışıl ışıl…

Devamını okuyun

Kürtler, Türkler ve Devlet

Tanımlar hatalıydı, yanlış ifade edildi her şey. Şimdi bu yanlışlıkların doğurduğu bir felaketin eşiğindeyiz. Üzerinde çok mürekkep akıtılmış bir konu olsa da benim de söyleyecek sözlerim var. çünkü ben bu topraklara aitim en çok. Ve benim bu topraklarda yaşamasını istediğim çocuklarım var. Bu yazı bu memlekette yaşayacak olan çocuklar için yazıldı daha çok.

Devamını okuyun

Dersaadette Ramazan

Nicedir kûşe-i uzlette emri Hakkı bekleyip zikr ü vird ile vakti mürur eyleyen bende-i fakirinize ziyaret lütfûnda bulunan birkaç âhîr zaman genci rica eyleyip dediler ki; ‘el yevm ber hayat olan en yaşlı İstanbullu olarak artık bu sükûneti terk ile bizlere devr-i şebâbınızdaki ramazanlar ve sair devrâna müteâllik hatıratınızı tahrir eyleyip nakletseniz okuyan kaarîler müstefit olurdu.’

Devamını okuyun