BU YAZA DAİR

Nicedir ayağı zincirle kayalık bir dağa bağlı adamım ben. İçim kuşlarla birlikte yolculuklara çıkıyor, cismim bir kaç günlük…

Kitapları
Hulusi Üstün

1974 doğumlu…

Silivri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu.
Serbest avukatlık ve kamuda hukuk müşavirliği yaptı.

İşi okumak yazmak,
evli iki çocuk babası…
Silivri’de mukim.

. . .

Sahili yosun kokan kasabadan, eski bir İstanbul evinin taş döşeli avlusundan,
Kaf Dağından, Rumeli’nden, Adalardan,
Tarihin kuytusundan, coğrafyanın unutulmuş diyarlarından,
Türkçe’ye duyduğu sevda ile, Şen şakrak bir Rumca, vakur bir Çerkesçe ile…

Herkesin kalbine giden yol ona malum…

Yazıları

İbrahimce Konuk Sevmek

Sana İbrahim’in saygın konuklarının haberi geldi mi? Hani yanına geldiklerinde ‘selam’ demişlerdi. O da selam vermişti. (Kur’an 51- 24)/ Doğunun öyküsü Kenanlı bir çobanın sofrasında başlar… Gelip geçen herkesi güler yüzle ağırlayan, geniş gönüllü, cömert bir bilgedir bu çoban. Hakk’ı bir bilen, Rabbinden başkasına eğilmeyen, salih bir çocuk dileyen, peygamberlik şeceresinin gövdesi kutlu bir adamdır…

Devamını okuyun

Adının Öyküsü

Adını ne koyacaktık? Ne koyacaktık adını ki seni en güzel şekilde tarif etsin? Hangi sesler en çok yakışacaktı sana, hangi kavramlar seni en çok çağrıştıracaktı? Ne demeliydi ki adına her iki dünyada onunla bilinesin, onunla çağrılasın, onunla sevilesin.

Devamını okuyun

Demokratik Yeniden Yapılanma ve Çerkesler

Aslında 2009’un son aylarında geldiğimiz ve adına “Açılım” dediğimiz durak 1808’de Sened-i İttifak olayı ile başlayan Türk Anayasal gelişmesinin önemli bir kilometre taşıdır. Bu noktayı Türkiye’yi yıllardır kana bulayan terör belasının kazandırdığı bir mevzi olarak algılamak yanlış bir teşhis olacaktır her şeyden önce. Terörün bu topraklara kazandırdığı tek şey nifaktır, nefrettir, gözyaşıdır.

Devamını okuyun

Demokratik Açılım ve Ulus Bilinci Üzerine Bir Röportaj. BÖLÜM 2

slında tanımı gittikçe zorlaşan bir kavram Çerkeslik. Ben geleneksel tanımdan yola çıkıyorum, Kuzey Kafkas Halklarını komşu halklar Çerkes adıyla tanımlıyorlar. Dünya tarihine bu isimle geçmişiz. Bu durumda Çerkes tanımı bir dilsel birliği yahut bir ulusal aidiyeti tarif etmekten ziyade bir kültürel birliği tarif etmektedir.

Devamını okuyun

152 YIL SONRASININ 21 MAYIS’I

Hatırlamak insanı daha iyi, daha akıllı, daha temkinli kılar. En önemlisi de geleceğin daha isabetli planlanmasını sağlar.
Tarih disiplini, başına gelenleri hatırda tutmak ve kendisinden sonrakilere aktarmak amacıyla not tutan bir Yahudi tarafından icat edildi derler. Muhtemelen icat ettiği bu disiplinin halkını ölümsüz kılacağını o Yahudi de bilmiyordu.
Mark Twain öyle dermiş. ‘Herkes ölümlüdür, Yahudilerden başka…’ Kinayesi bir kenara, anlamı derin bir söz bu. Onları yok etmek isteyen Mısırlılar yok oldu, Persler de, Asurlular da, Romalılar da, Naziler de…
Yahudiler yaşıyorlar. Çünkü onlar hatırlıyorlar.

Devamını okuyun

Tatilin Ardından

Sıcak bastırdıkça işten güçten kesildi elimiz. Hayatı ölmeyecekmiş gibi yaşadığımız bu şehrin gürültüsünden kaçıp nerelere gitmeli derken…

Devamını okuyun

Kafkasya’da Satranç – II

Kafkasya’daki halklar varlıklarını geleceğe taşımak, ulusal kimlik ve kültürleriyle var olmak istiyorlar, savaşmak için pençelerinin olmadığının farkındalar. Çok acı tecrübelerle öğrendiler bu gerçeği. Yaşamak en kutsal hak, var olmak en önemli öncelik…

Devamını okuyun

Ermenilerden Özür Dilemek

Tarih toplumların vicdanıdır biraz da. Doğru tesis edilmezse olur olmaz yerde azap veriyor. İşte Osmanlının en sorunlu, en karmaşık döneminde yaşanan tehcir ve bunun uzantısı olan trajedi yeniden gündemde. Doksan yıldır Türkiye’nin gündeminden inmeyen 1915 olayları dolayısıyla aydınların özrü gündemde.

Devamını okuyun
Hulusi Üstün Nusret Özcan Mersiyesi

Nusret Özcan Mersiyesi

“Öleceğim galiba!” diyordu. Kariye civarının tanış biliş esnafına hayırlı sabahlar der gibi rahat bir ses tonuyla, çocuklarına sitem eder gibi, bir İstanbul türküsünün nakaratını mırıldanır gibi söylüyordu bunu. “Öleceğim galiba, eş dostla muhabbet ederken vedalaşır gibiyim…”

Devamını okuyun

Hırsıza…

Sabah perdeyi açıp lapa lapa kar yağdığını görünce nasıl mutlu oldum bilsen hırsız… Aslancık oğlumla prenses kızımı alıp kar topu oynayacaktım bütün gün. Bir aydır bugünü bekliyordum.

Devamını okuyun

Rafet Nerede?

-Rafeet, Rafeet ! Yardım isteyen bir yaşlı mı, yoksa bir kadın sesi mi bu… ayazı kamçı gibi suratlara dolayan rüzgara karışıp denizin karanlığına, oradan berrak gökyüzüne, ışıltılı yıldızlara yükselen bir ses bu… -Rafeet, Rafeeet ! Ben birkaç aydır duyuyorum bu sesi. Kendimi dinlediğim her yerde, yüzümü denize çevirince, çayımı yudumlayınca, sigaramı tellendirince… Ara ara… kulaklarımın…

Devamını okuyun