DOLUNAY

DOLUNAY Onunla tanışalı çok olmadı. Tuhaf bir tesadüfle bulduk birbirimizi. Doğduğu küçük bozkır köyünü anlattı bana. Mimarlık diplomasını…

Kitapları
Hulusi Üstün

1974 doğumlu…

Silivri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu.
Serbest avukatlık ve kamuda hukuk müşavirliği yaptı.

İşi okumak yazmak,
evli iki çocuk babası…
Silivri’de mukim.

. . .

Sahili yosun kokan kasabadan, eski bir İstanbul evinin taş döşeli avlusundan,
Kaf Dağından, Rumeli’nden, Adalardan,
Tarihin kuytusundan, coğrafyanın unutulmuş diyarlarından,
Türkçe’ye duyduğu sevda ile, Şen şakrak bir Rumca, vakur bir Çerkesçe ile…

Herkesin kalbine giden yol ona malum…

Yazıları

TOROSLARIN EHMEDİ’NİN ARDINDAN

  Kimin ölümü manşet haberi olur, kimin ölümü istatistik bilgisi… buna popülizm karar verir. Savaşların, göçlerin, iltica ve yokluğun haber değeri olup olmadığı da onun insafına kalmıştır. 1961 yılı haziranında gurbetçi olarak çalıştığı İstanbul’dan Develi’deki köyüne ziyarete gelen yetim Cemal’in ölümü ne manşet haberi olmuştu, ne istatistik bilgisi. Ama Cemal’in garip anası ağlamış, Sarıkayalılar ağıt…

Devamını okuyun

Demirlediğim Son Liman

Durup düşünüyorum bugünlerde, hayat düşündüğümden çok farklı bir adam eyledi beni. Burnumu çarptığım duvarlar durmam gereken yeri öylesine öğretti ki evcil, evcimen bir adam olup çıktım vesselam.

Devamını okuyun

Kafkasya’da Satranç – Güney Osetya

Kafkasya söz konusu olunca önce kavramlar anlamını yitiriyor, tanımlar tepetaklak oluyor. Oradaki bir dağın, bir tepenin, bir küçük kasabanın bile dünyayı yörüngesinden çıkartacak güce sahip olduğunu görüp hayretlere düşüyoruz.

Devamını okuyun
hulusi üstün, Yediç

Evvelden Giden Ahbaba Selam Olsun Erenler

Dostum öldü, bastonunu kaybetmiş bir kötürüm gibi kaldım ortada… Bugün yedinci gün… Araya giren bayram, eş dost ziyaretleri olmasa bu yedi gün çok hırpalardı beni. Bayram ziyareti ile taziye birbirine karıştı. Alışmadıysam da susup kabullendim sonunda. Doğumu bize sormayan Tanrım ölümü de nâgâh veriyor.

Devamını okuyun

Şimdi Kürt Halkı Konuşsun

Bir zorunluluğun sonucu olarak ülke dönülmez bir yola girdi. Kimilerine göre yüz elli, kimilerine göre elli, kimilerine göre son beş yılın sorunu olan “Kürt Meselesi”nde devlet, ucunun nereye varacağını tam kestiremediği yolda kocaman adımlar atma kararı aldı. Bu yolun ucunun nereye varacağına muhatap karar verecektir.

Devamını okuyun

21 Mayıs ve Sürgün

153 yıl önce bugün Kbaada üssü düştü. Kbaada bugün Adiğey’le Abhazya arasındaki hemen hemen insandan arındırılmış dağlık coğrafyada yüksek bir yayla. 153 yıl önce bugün Kuzey Batı Kafkasya’nın işgaline kollarındaki son güçle, avullarındaki son delikanlılarla, tüfeklerindeki son barutla karşı koyan Abdzakh, Şapsığ, Nathuac ve Ubıkh savaşçılarının son sığınağı olan bu bölge de Rusların eline geçti.…

Devamını okuyun
Hulusi Üstün Nusret Özcan Mersiyesi

Nusret Özcan Mersiyesi

“Öleceğim galiba!” diyordu. Kariye civarının tanış biliş esnafına hayırlı sabahlar der gibi rahat bir ses tonuyla, çocuklarına sitem eder gibi, bir İstanbul türküsünün nakaratını mırıldanır gibi söylüyordu bunu. “Öleceğim galiba, eş dostla muhabbet ederken vedalaşır gibiyim…”

Devamını okuyun

Yürek Yaram Çerkesya

Onların, Doruğu Ay’a yıldıza yaren, gölgeli kayın ormanlarıyla gökyüzüne el eden bıçak ağzı gibi keskin ayazıyla çobanlara hayat veren gündüzü çağıltılı, uğultulu, dağdağalı dağları vardı. . . . onların iki ucu dilber kirpiğinden keskin ve kabzası çiçek pürçeği işlemeli, ışıltısı göz alıcı buzulların renginde, kınından çıktığında bir yılan dili kadar öldürücü, yakıcı, sızlatıcı gümüş kamaları…

Devamını okuyun

Kayınpederim… Bir Kırlangıcın Ölümü…

Soht ailesi 1864 sürgününden önce Maykop yakınlarındaki geniş düzlüklerde yaşayan Mehoş kabilesinin yüz kadar klanından biriydi. Komşuları olan Abzakh ve Bjedukhlarla kıyaslandığında sayıca az olan Mehoşlar, Çerkesya’nın hür çiftçileriydi. Sınıfsal ayrımın olmadığı bu kabile Büyük sürgün onları da diğer kabileler gibi yerlerinden edip dünyanın dört bir yanına dağıtıncaya dek Besleney ve Kemguy prenslerine bağlı olarak yaşadılar.

Devamını okuyun

İbrahimce Konuk Sevmek

Sana İbrahim’in saygın konuklarının haberi geldi mi? Hani yanına geldiklerinde ‘selam’ demişlerdi. O da selam vermişti. (Kur’an 51- 24)/ Doğunun öyküsü Kenanlı bir çobanın sofrasında başlar… Gelip geçen herkesi güler yüzle ağırlayan, geniş gönüllü, cömert bir bilgedir bu çoban. Hakk’ı bir bilen, Rabbinden başkasına eğilmeyen, salih bir çocuk dileyen, peygamberlik şeceresinin gövdesi kutlu bir adamdır…

Devamını okuyun