Bir Gemi Faciası

II. Dünya Savaşının dört kıtayı yakan acısından Silivri’nin payına düşen de bir batık gemi ve boğulan insanlar olmuş. Geçtiği her yeri yakıp yıkan Alman ordusunun ilerleyişi karşısında kendilerini güvende hissetmeyen bir çok Musevi canlarını kurtarmak üzere çok zor şartlar altında Filistin’e kaçmaya çalışırken… 1940 Aralık’ının ilk günlerinde Bulgaristan’ın Varna limanından demir alan “El Salvador” adlı …

Bir Gemi Faciası Devamını Okuyun »

TÜRK EDEBİYATI VAKFI’NIN ŞAHİTLİĞİNDE TÜRK EDEBİYATININ SON ÇEYREK YÜZYILI

Trakya içlerinde bir geziden dönerken Saray çıkışında otostop yapan bembeyaz sakallı, uzun saçlı, garip kıyafetli, yaşlı adamı anlatarak başlasak… Bir kısa aralıkla yirmi üç yıldır kaldığı cezaevinden o gün tahliye olunmuş, nereye gideceğini bilmeyen yaşlı adamı… Ya da uzun süredir evinden çıkamayan bir yatalak hastanın gözünden, tedavi için gittiği İstanbul’u anlatarak başlasak… Veya Kore’ye savaşa …

TÜRK EDEBİYATI VAKFI’NIN ŞAHİTLİĞİNDE TÜRK EDEBİYATININ SON ÇEYREK YÜZYILI Devamını Okuyun »

BİR ADAM ÖLDÜRDÜM BEN

Ardahan’ın bir köyünde doğdu. Serveti koyunlarından ve kazlarından ibaret bir köylünün dokuz çocuğunun en büyüğü… ‘Ben köyümde çobanlık yapardım… Benim koyunlarım tok dönerdi akşam olduğunda. Kendimi bildiğim ilk yaşlarımdan beri sorumluluklarımı önemsedim.’ Çocuk sayılacak yaşta İstanbul’a geldi. Kartal’da bir fabrikada işe başladı. Hırslıydı, akıllıydı, azimliydi, sorumluluklarını önemserdi. ‘Her gün otoyolu geçip işe gider, mesai bitince …

BİR ADAM ÖLDÜRDÜM BEN Devamını Okuyun »

EDEBİYATIN ÇERKES KAHRAMANLARI

Mağlup Kahramanlar İspanyol Edebiyatının altın kalemi Miguel de Cervantes Saavedra, Don Quijote adlı ölümsüz eserinde, onuru için savaşan ve ölen, parası ölçüsünde değil ahlaki erdemleri ölçüsünde saygı gören insan tipini yenik bir şövalyenin şahsında irdelerken aynı zamanda karmaşık bir çağın da özetini yapıyordu. Evet, mahzun yüzlü şövalye Don Quijote, geçmişi yakalamak için verdiği savaşı kaybetmişti. …

EDEBİYATIN ÇERKES KAHRAMANLARI Devamını Okuyun »

BİR ŞEHRİN YARİ OLMAK

Şehir insanın yeryüzündeki izidir. Ekilen toprak orman olur, yürünen yolu ot bürür, mezarı kaybolur insan dediğinin, adı sanı unutulur. Şehir kalır insandan geriye. Faniliğe meydan okuyan bir cüretle... Konstantin’den İstanbul kalır geriye, Remus ile Romulus’ten Roma, İskender’den İskenderiye... İnsan ve zamandır şehrin bânisi. Tanrının şehir kurulmak üzere bir takım ayrıcalıklar kattığı topraklar üzerinde zaman ve …

BİR ŞEHRİN YARİ OLMAK Devamını Okuyun »