BİR ŞEHRİN YARİ OLMAK

Şehir insanın yeryüzündeki izidir. Ekilen toprak orman olur, yürünen yolu ot bürür, mezarı kaybolur insan dediğinin, adı sanı unutulur. Şehir kalır insandan geriye. Faniliğe meydan okuyan bir cüretle... Konstantin’den İstanbul kalır geriye, Remus ile Romulus’ten Roma, İskender’den İskenderiye... İnsan ve zamandır şehrin bânisi. Tanrının şehir kurulmak üzere bir takım ayrıcalıklar kattığı topraklar üzerinde zaman ve …

BİR ŞEHRİN YARİ OLMAKDevamını Okuyun »

Medayin’den Sonrası

Kuru çöl toprağına izzet ve şeref getiren kutlu peygamberin vefatından beş yıl sonra, onun muradını dünyanın dört bir yanına kah yürüyerek, kah hecin develer üzerinde, kah Arap atlarının sırtında taşıyan Hicazlı bedevilerin hepsinin ayakları çıplaktı, hepsinin saçları dağınık, hepsinin karnı yarı aç.. Sırtlarında kaba yünden dokunmuş ak urbalar ve bellerinde eğri kılıçlarından başka hiçbir şeyleri …

Medayin’den SonrasıDevamını Okuyun »

DOLUNAY

DOLUNAY Onunla tanışalı çok olmadı. Tuhaf bir tesadüfle bulduk birbirimizi. Doğduğu küçük bozkır köyünü anlattı bana. Mimarlık diplomasını alıncaya kadar ne denli büyük sıkıntılar çektiğini, askerliğini bitirir bitirmez ninesinden dinlediği ata yurdunu görmek için Kafkasya’ya nasıl gittiğini tüm ayrıntılarıyla anlattı. – Uçağa nasıl bindim, bulutların üzerinden bir vakitler dedelerimin özgürce at koşturduğu dağları nasıl seyrettim, …

DOLUNAYDevamını Okuyun »

BABAMIN ARDINDAN

  ‘Sizin hiç babanız öldü mü?’ Bir Cemal Süreyya şiiri bu. Kendimi bildim bileli çok severim. İlk kez ne zaman okudum, nerede duydum hatırlamıyorum. Benim babam öldü. Ben de babası ölmüş herkes gibi kör oldum. Işığın sönmesi gibi olmadı benim babamın ölümü. Yanan bir mumun ağır ağır tükenmesi gibi oldu. On iki yıl sürdü. Ağır …

BABAMIN ARDINDANDevamını Okuyun »

ÜMMETSİZ KALAN PEYGAMBERİN KALEMİNDEN

Bir ömür hatırasını zihnimde, sırtımda, göğsümde, kollarımda taşıyacağımdan haberdar olmadığım adamı tanıdığımda ben bir üniversite öğrencisi idim o ortaokul ya da lise…  Bal rengi zeki gözleri olan utangaç çocuk…  Lüzumsuz bir sürü işimden biri dolayısıyla olmasaydım o gün orada. Tanımasaydım… Şeyh Galib’in dediği gibi ‘Telh eder miydi kâmımı o zehirnak şerbet!’ Kasaba böyle… Bir sürü …

ÜMMETSİZ KALAN PEYGAMBERİN KALEMİNDENDevamını Okuyun »

AFRİN’İN DÜŞTÜ MÜ ?

Memleketin en büyük gazetelerinde sekiz sütuna manşet… ‘Afrin Düştü!’ Haberin içeriği bir yana, bu başlık beni garip düşüncelere ‘düşürdü.’ ‘Afrin düştü’ anladık da biz bu hallere nasıl düştük, işte orası müşkül iş. . . . Dil, hem düşüncenin hem de meramı ifadenin aracıdır. Bir başka deyişle dil bilgimiz oranında idrak eder ve düşünürüz. Dili bildiğimiz …

AFRİN’İN DÜŞTÜ MÜ ?Devamını Okuyun »

Hey Onbeşli

Tahtoba Köyü Heyonbeşli
Hey Onbeşli Onbeşli 2000 Yılında Türk Edebiyatı Dergisi Tarafından Organize Edilen "Kültür Bakanlığı Destekli" Ömer Seyfettin Yarışması'nda Üçüncü Olan Hikâyedir. Hikâye : Av. Hulusi ÜSTÜN (Türkü Öyküleri - Pozitif Yayıncılık, 144 sh., İst., 2003, Ciltsiz, ISBN : 9789758466955) (Tokat Reşadiyem Dergisi - 2002, Yıl : 2, Sayı : ?, Sh. ??'de yayımlandı.) (Tokat Kültür Haber …

Hey OnbeşliDevamını Okuyun »