Bir Bilgenin Kaleminden
PERSPEKTİF KODLARI

null
Turna Fırtınası
Hulusi Üstün'ün yeni romanı
Hemen Alın

Sinema izleyicisi, filmin durağan kısmını hızlandırıyor, sevgililer aforizmalarla ayrılıyorlar birbirlerinden, uzun aşk mektubuna tahammül edebilecek aşıklar bile kalmadı. Mecnun’un yüzlerce beyitte anlattığı manayı içerme iddiasındaki kısa mesajlar ‘cnm’ harflerinden ibaret. Mahkeme kararları her yöne eğilip bükülen kısa cümlerlerden, köşe yazıları alt alta dizilmiş kısa satırlardan oluşuyor. Siyaseti sloganlar belirliyor. Yeni siyasi partilerin adı bile kısa, ders kitapları kısa, espriler bir cümleden ibaret. Sövgüler, yergiler kısa… Daha kısa, daha çabuk, daha hareketli, daha kestirme…

Kestirme yoldan en hızlı şekilde en kısa zamanda bir yerlere gitmek arzusunda modern çağ insanı… Nereye gideceğini bilmiyor sadece. Beklemeye, düşünmeye, derinleşmeye ihtiyacı yok hepsi bu…

Böyle bir çağda ayrıntıyı bilmek, ayrıntıya vakıf olmak, ayrıntılı analizler ve çözümler üretmek geçmişte olduğundan daha kıymetli sanki. Nereye gittiğini bilmeyen insan yığınlarının karşısında kollarını iki yana makas gibi açarak olmasa da sayfalardan, ciltlerden oluşan duvarlar örerek ‘dur’ demek… Dün olduğundan daha fazla kıymetli.

. . .

Okumak ne güzeldir oysa okumak… dura dinlene… Bir düşünürün çektiği sıkıntıların hiç birini çekmeden onun hayatı boyunca uğraşıp edindiği bütün bilgiye sahip olmak mümkündür çünkü. İbn Haldun, Mukaddime’dir. Fuzuli dediğimiz bir kaç cilt… Ömer Seyfettin yüz elli civarında öyküden ibarettir. Yunus ise üç beş formalık mecmua. Tüm bu eserler oluşturulurken dökülen ter, verilen emek, eksilen ömür yazara aittir. Ortaya konulan eser ise okuyucuya..

Bir yazarın, bir düşünürün bütün kitaplarını okumak da çilesi çekilmiş doğrulara, birden bire sahip olmaktır işte…

. . .

Prof. Dr. Yücel Oğurlu’nun yeni yayınlanan Perspektif Kodları adlı eserini okurken bunlar geldi aklıma… Ne adaletsiz bir alışveriş bu. Bir ömür biriktirilen bilgi, tecrübe, görgü, kanaat… Herşey iki kapağın arasına olabildiğince zahmetsiz bir şekilde okunup anlaşılacak bir dille yazılıp sıkıştırılmış. Acelesi olan bir modern zaman adamı gibi aldım elime, sayfalar çevrildikçe üstadının karşısında diz çökmüş bir eski zaman dervişi gibi teslim oldum.

. . .

‘Perspektif Kodları’ adlı bu eserin sahibini ben bir ‘Modern Çağ Nizamülmülk’ü, yahut ‘Milenyumun İbn-i Haldun’u olarak adlandırırım. Zira o, şarkın birbirinden farklı bir sürü bilim disiplinini özümseyip kendine özgü bir sentezle hayatı değerlendirme geleneğinin sürdürücüsüdür. Bilginin bir noktadan ibaret olduğunu, cahillerin onu içinden çıkılmaz hale getirdiğini bilen ve bu içinden çıkılmaz halin ancak bütünleyici bir bakışla anlaşılabileceğinin farkında olan birilerini tanıyor musunuz? Cümlenin içerdiği anlamı anlamak için üç beş kere daha okuyacak zamanın var mı ey dijital çağın hızlı yaşamaya alışmış sabırsız ölümlüsü.

Evet hukuki, idari, sosyal, kültürel ve çevresel konular farklı ilim disiplinlerinin alanına girmekle birlikte her biri aynı zamanda birbiriyle ilintili, birbirine geçişli konulardır. Süjesi insandır çünkü. Tekniğin geliştirdiği uzak görüş araçlarıyla değil, herkesin göğüs kafesinde seğirip duran yürekle bakıldığında birbiriyle ilintisi de irtibatı da apaçık bir şekilde görülür.

Hukuk mekanik tekniklerinin, merceğin, teleskobun kullanılmadığı bir disiplindir. Önemi belki bu özelliğinden kaynaklanır. Belki bu özelliği dolayısıyla –tıpkı dil gibi- var olmaması durumunda diğer bilimler işlevselliğini ve anlamını yitirir. Dolayısıyla hukuk tüm bilim disiplinlerini anlamlandıran bir çalışma sahasıdır.

Bir hukukçunun görüşü işte bu sebeple kıymetlidir. O ‘hür bir adam’ın nazarıyla bakar olaylara. Perspektif Kodlarının önsözünde belirtildiği üzere ‘… yazılarımın bir kısmı yazarı için ‘tehlikeli yazılar’ olarak bulunsa da’ bunlar yazarın kendine ve topluma karşı sorumluluğunun gereği olarak hatır gözetmek veya bir hesabın peşinde olmaksızın paylaşılır. Evet hukukçu aynı zamanda bir çok şey olabilir ama en çok ‘hür adam’dır. Hukuk herkesi sıfatlarından arındırıp insan olarak değerlendirebilmek becerisi verir insana. Kendisinden altta kimsenin olmadığı gibi kendisinin üstünde de kimsenin olmadığının idrakindedir. Bu bakış açısına sahip olmak hukukçunun en temel ve belki yegane ayrıcalığıdır.

Prof. Yücel Oğurlu’nun kitabındaki perspektifin temel kodu kitabın ilk bölümündeki Giriş/Kiriş yazılarında belirtildiği üzere hakkaniyettir. Söz hatıra binaen söylenmeyecektir. Söz ile hakikat aranacaktır. Söz tekrar olmayacaktır. Söz onaracaktır. Söz teselli edecektir. Söz ümit verecektir.

Bu bir Hukuk kitabı değil. Bir hukuçunun nazarından İdare ve Yönetim, sivil ve siyasi oluşumlar, darbeler, Eğitim meselemiz, intihal, patent, etik… Nüfus sorunumuz, aile ve akrabalık ilişkilerimiz… Çevre, şehir ve tabiat, Ekolojik denge, İstanbul… Gelenek ve modernite arasında toplumumuzun temel dinamikleri, kültür ve dil meslemiz… Tüm bu konular edebi bir dille, şiirlerle, türkülerle, atasözleri ve vecizelerle birlikte aktarılıyor.

Ötesi mi ?

Şair Gülten Akın’ı da analım… Durup ince şeyleri anlamak için vakti olanlara bir bilgenin kaleminden dökülmüş bilgece tespitler içeren bir kitap önerelim. Bu kez ilim Çin’de değil. Bu kez bütün sorunlarımıza berrak bir zihnin, temiz bir vicdanın ve hür bir aklın ışığıyla bir kez daha eğilelim.

Teslim olacaksın ey okuyucu ! Elindeki telefonu yavaşça yere bırakıp ellerini havaya kaldıracaksın. ‘Hey dostum! Sakin ol…’ demeye kalkma bana. Sakin olup dinginleşmesi, aklının ve gönlünün ufuklarını açması gereken sensin.

Yorum Ekleyin

Yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir