Dua…

 

Sen !
Gönül açan iğde kokusunu, her dem taze çam dalını, çocuk topuklarını yakan sıcak kumsalı, her biri diğerinden farklı kar tanesini, öğle güneşini, çınar gölgesini, çakıl taşını, balık pulunu, yağmur bulutunu ve mayıs ayını yaratan…

Sen !
Annemin sesine dua, kızımın gülüşüne şarkı, eşimin varlığına şefkat, dostun yüzüne sükunet katan, serçe adımındaki ahenk, kedi patisindeki mizah, rüzgardaki serinlik…

Ey !
Göğü başka, denizi başka maviye boyayan, her mevsim toprağı başka hale sokan, dalı kurutan, yeşerten, sarartan…

Ey !
Denizdeki balığı gökteki kuşa nasip eden, suyun dibinde can, canda endişe gizleyen… kendisinden geldiğim, kendisinden uzaklaştığım, kendisine döndüğüm.

Ey !
Yaşamayı en büyük armağan, armağanı da imtihan eyleyen ve zamanı kadervari ölüme hüküm geçiren… iki kere can veren, benzersiz lütfeden, ansızın bahşeden, karşılıksız ihsan eden…

Ey !
Yansıması her şeyde görünür iken vasfını idrakten aciz, muradını anlamaktan uzak olduğum…

Yaradanım, yar edenim, aşina ve ağyar edenim, genişleten, saklayan, öğreten Ulu Tanrım. Bildiren, nasip eden, mukadder kılan, örten, temizleyen ve bağışlayan sensin…

Yaradanım…

Fırsat ver bana ötesine bakmam, baktığımı görmem, gördüğümü anlamam için fırsat… yitirdiklerimi bulmam, bulduğuma sahip çıkmam ve sevinmem için fırsat… Kirlettiğimi temizlemem, temizleyemediğimi örtüp gizlemem, gizlediğimin ne olduğunu bilip ağlamam için fırsat ver…

Verdiğin soluğa telafi imkanı kat, hayata farkına varmak zevkini ekle. Veren ve alan kudret, yakarışlarımı bir Ümm Külsüm çığlığı gibi çaresiz etme. Hazin bir öykü kalmasın benden geriye…

Önce bağışlayıcı nefesinle temizle ellerimi ve sonra isteyene uzanacak kadar güçlü kıl, güzelliğinden zerreler ver faniliğime. Anlamam için ferahlat idrakimi öyle ki ben ölünce alem ölsün benimle.

Tespitlerimi isabetli, çarelerimi etkili kıl ey kapılar açan ulu. Razılığının yapıcılıkta, barışta ve anlayışta olduğunu fark ettir.

Şükür say anneme her seslenişimi, çocuklarımı her öpüşümü, eşime her bakışımı, dostlarımı her arayışımı şükür say. Yaşıyor olmanın kadrini bildirip bir büluğ çağı coşkusu ver yaşamımın her anına. Dosttan gelen bir selamı alırcasına hoş karşılat ölümü.

Yaşarken telafi etmek imkanı ver bana zararlarımı. Kırdığım hatırları tamir etmek, kestiğim bağları yenilemek, incittiğim kalplere ferahlık vermek nasip eyle.

Adı görklü Tanrım,

benden yeni bir can yarat – ki senin kudret eline güç değil – teninin dizginlerini tutan bir can, kolunun gücünü bilen bir can. Bu gömleği al üzerimden, Rabbim ! İsa’nın masum duası, Mustafa’nın gözyaşı gibi tazelik bahşet varlığıma.

Amin…

Yorum Ekleyin

Yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir